Vergi İncelemesine Tabi Olacak Mükelleflerin Bilmesi Gereken Usul Ve Esaslar
- mesutucak
- GELİR VERGİSİ
- GÜNCEL KONULAR
- KDV İADE İŞLEMLERİ
- 24.03.2022 22:33
VERGİ İNCELEMESİNE TABİ OLACAK MÜKELLEFLERİN BİLMESİ GEREKEN USUL VE ESASLAR
Mesut UÇAK
Maliye Bakanlığı Vergi Müfettişi
1- GİRİŞ
Türk vergi sistemi esas itibariyle beyan esasına dayanmaktadır. Beyan esası ise mükelleflerin elde ettiği gelirlerini bizzat kendilerinin İdareye bildirmesine dayalı bir sistemdir. Bu sistemde vergi matrahı mükellef tarafından saptanıp bildirilir. Mükelleflerin beyanı üzerine tarh edilecek vergi matrahının tespit şekil ve usulleri yasal düzenlemelerle hüküm altına alınmıştır. Yasal düzenlemelerle hüküm altına alınan usul ve esaslar çerçevesinde tespit edilen vergi matrahı, mükelleflerin hukuki durumlarına göre belirlenen beyan dönemlerinde beyan edilecektir. Esas tarh usulü mükellefin beyanı olmakla birlikte vergi idaresi beyanın doğruluğunu tarh zamanaşımı süresi içerisinde her zaman vergi incelemeleriyle kontrol edebilir.
Vergi incelemesine ilişkin usul ve esaslar, Vergi Usul Kanununun (1) 134-141’inci maddeleri arasında ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Bu maddelerde vergi incelemesinden kastın ne olduğu, amaçlarının neler olduğu, kimlerin vergi incelemesi yapmaya yetkili olduğu, incelemede izlenecek usullerin neler olduğu ve incelemenin tamamlanması ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Ayrıca bu yasal düzenlemeler çerçevesinde yayımlanan ikincil mevzuatlarla da mükelleflerin hak ve yükümlülükleri ayrıntılı olarak açıklanmıştır.
Biz yazımızda vergi incelemesine tabi olan mükelleflerin incelemenin ilk başlayış aşamasından son tarhiyat aşamasına kadar geçecek süreçteki hak ve sorumlulukları üzerinde duracağız.
2- İNCELEME SÜRECİ VE MÜKELLEFLERİN HAK VE SORUMLULUKLARI
213 sayılı Vergi Usul Kanununun vergi İnceleme usul ve esaslarının düzenlendiği “Vergi İncelemesi” başlıklı ikinci bölümünün “maksat” başlıklı 139’uncu maddesinde vergi incelemesinin amacı; “Vergi incelemesinden maksat, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamaktır…” şeklinde hüküm altına alınmıştır. Vergi idaresinin vergi incelemesinden beklediği asıl amaç vergi mükelleflerinin beyan ettiği veya beyan etmesi gerektiği vergi matrahlarının ve bu matrahlar üzerinden hesaplanan ve ödenmesi gereken vergilerin, defter, hesap, kayıt ve belgeler ile gerekli olduğunda yapılacak fiili envanter ve dışsal diğer araştırmalardan elde edilecek bulgular neticesinde doğruluğunun saptanmasıdır. Bu durum ise vergi incelemesi ile mümkün olmaktadır.
Mükelleflerin hukuki durumları göz önünde bulundurularak özel vergi kanunları (GVK, KVK gibi) ile vergi matrahının tespit şekilleri belirlenmiştir. Belirlenen bu düzenlemelerin yanında Vergi Usul Kanunu ile tüm mükelleflerin ilk mükellefiyet tesisinden son mükellefiyet terkinine kadar geçen süreçte riayet etmeleri gerekli usul ve esaslar düzenlenmiştir. Diğer taraftan Vergi Usul Kanununun 140’ıncı maddesi ile vergi incelemelerinde uyulacak usul ve esaslar hakkında Maliye Bakanlığı’na yönetmelik çıkarma yetkisi verilmiştir. Bakanlık verilen bu yetkiye istinaden yayımladığı “Vergi İncelemelerinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” ile mezkur kanunun 140’ıncı maddesinde belirlenen esaslar çerçevesinde vergi incelemelerinde uyulacak usul ve esaslarla ilgili geniş kapsamlı düzenlemeler yapmıştır. Belirlenen bu düzenlemeler mükelleflere yaptırımlar yüklemek yanında onların hak ve hukuklarını da korumaktadır. Diğer bir ifadeyle vergi mevzuatı ve ikincil mevzuatta yer alan hüküm ve esaslar terazinin iki kefesini de doldurmaktadır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki “Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” başlığını taşıyan 6009 sayılı Kanun ile “Vergi İncelemesi” kurumunda esaslı değişiklikler yapılmıştır. Yazımızın ilerleyen bölümlerinde ayrıntısına yer vereceğimiz üzere mükellefleri inceleme boyutunda korumaya yönelik somut kurallar getirilmiştir.
Yukarıda yer verdiğimiz genel açıklamalardan sonra Vergi Usul Kanunu ve bu kanun çerçevesinde yayımlanan “Vergi İncelemelerinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” (2) ile yapılan yasal düzenlemeler ışığında vergi incelemesine tabi olan mükelleflerin incelemenin ilk başlayışından son tarhiyat aşamasına kadar olan süreçteki sorumluluk ve haklarını ortaya koyalım.
Mükellefiyet tesisiyle başlayan ve her dönem tekrarlanan defter tutma, tasdik ettirme, belge kullanma, saklama, ibraz gibi vergi matrahının şekli usul ve esasları ile değerleme gibi asli esasları yanında saklama ve ibraz gibi tüm mükellefiyet dönemini ilgilendiren usul ve esaslar vergi incelemesinin temelini oluşturmaktadır.
Bilindiği üzere vergi incelemesi, neticesi alınmamış hesap dönemi de dahil olmak üzere, tarh zamanaşımı süresi içerisinde her zaman yapılabilir. Bu durum mükellefler için büyük önem arz etmektedir. Şöyle ki; Mükellefler servetlerini oluşturan ev, işyeri, arsa, araba vb. iktisadi kıymetlerin mülkiyetini ispat eden diğer bir ifadeyle ispat vasıtası tapu, araç ruhsatı gibi kıymetleri itina ile muhafaza ediyorlarsa, zamanaşımı süresi içerisinde her an incelemeye tabi tutulacağını hesap ederek tüm ticari hayatıyla ilgili yasal defter, belge ve benzeri kıymetleri muhafaza etmek zorundadırlar. Diğer bir ifadeyle ticari hayatının ispat vasıtası yasa hükmü ile belirlenen defter ve belgelerdir. Usul ve esaslar içerisinde en önemli konu bizce budur.
Vergi incelemesinin esas itibariyle mükellefin işyerinde yapılması gerekmektedir. Ancak kanun bazı durumlarda incelemenin mükellefin işyerinde yapılmasının mümkün olmadığını veya olamayacağını göz önünde bulundurarak incelemenin inceleme yapmaya yetkili olanların dairelerinde yapılmasına cevaz vermiştir. Bu durumlar mükellefin işyerinin müsait olmaması, mükellefin ölmüş olması, işini terk etmiş olması gibi zaruri sebepler olabileceği gibi mükellef veya vergi sorumlularının istekleri gibi ihtiyari sebepler de olabilmektedir. Bu durumlarda inceleme yapmaya yetkili olanlar mükellefe belirli bir süre vererek (en az 15 gün) yasal defter ve belgeleri daireye getirmelerini isterler. Verilen bu yasal süre içerisinde yasal defter ve belgelerin inceleme yapmaya yetkili olanlara ibraz edilmesi gerekmektedir. Haklı bir mazereti olanlara yasal defter ve belgeleri daireye getirmeleri için münasip bir süre verilebilir. Burada ki ek süre verilmesi zorunlu olan bir süre değil ihtiyari bir süredir. İnceleme yapmaya yetkili olanlar mükellefin öne sürdüğü mazereti kabule layık görmezlerse ek süre vermeyebilirler. Belli edilen zamanda haklı bir mazereti olmaksızın defter ve belgeleri ibraz etmeyenler bunları ibraz etmemiş sayılırlar ve hapis cezası başta olmak üzere birçok yaptırıma (tüm dönem indirilecek KDV’lerin ret edilmesi, 3 kat vergi ziyaı cezası, ilgili dönem vergi matrahının yeniden takdir edilmesi gibi) maruz kalırlar. Bu nedenle mükelleflerin ilk incelemenin başlangıcından son tutanak aşamasına kadar geçen süreçte inceleme yapmakla yetkili olanlarla irtibatı kesmemeleri büyük önem arz etmektedir.
Mükellefler vergi incelemesinin varlığını defter ve belge ibraz yazısının tebliği üzerine öğrenirler. Bu aşamadan sonra yasal düzenlemelerle hüküm altına alınan haklarını kullanabilmeleri, cezai yaptırımlarla karşılaşmamaları için yazımızın konusunu oluşturan usul ve esasları çok iyi bilmeleri gerekmektedir.
Vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlar, inceleme görevinin verilmesinden itibaren en geç otuz gün içinde incelemeye başlarlar. Haklı bir mazeretin bulunması durumunda bu süreye 15 gün daha ilave edilebilir. Mükellefler yukarıda da belirttiğimiz üzere vergi incelemesinin varlığından defter ve belge ibraz yazısının tebliği üzerine haberdar olurlar. Mükelleflerin defter ve belgeleri yazılı olarak istenir ve tutanakla teslim alınır. Defter ve belge ibraz yazısında, ibraz edilecek defter ve belgeler, ibraz süresi (213 sayılı Vergi Usul Kanununun 14’üncü maddesi kapsamında verilen süre 15 günden az olamaz.) inceleme yeri, ibraz edilmemesi halinde uygulanacak müeyyidelere yer verilir. Mükellefin yazıya gerek kalmaksızın defter ve belgelerini ibrazı üzerine defter ve belgeler, tutanak düzenlenmek suretiyle alınır. Tutanakta, teslim alınan defter ve belgelerin mahiyeti ile teslim eden ve alan kişilerin kimlik bilgileri ve imzalarına yer verilir.
Yukarıda açıkladığımız esaslar çerçevesinde, istenilen yılların defter ve belgelerinin ibraz edilmesi gerekmektedir. Verilen yasal süre içerisinde ibrazı engelleyen haklı bir mazeretin bulunması durumunda ise mükellefin inceleme elemanıyla irtibata geçmesi ve durumunu izah edip ispatlaması gerekmektedir.
Mükellefin inceleme dönemiyle ilgili yasal defter ve belgelerini ibraz etmesi üzerine vergi incelemesine, incelemeye tabi olan nezdinde düzenlenecek “İncelemeye Başlama Tutanağı” ile başlanır. İncelemeye başlama tutanağında asgari aşağıda yazılı hususlara yer verilir:
a) Nezdinde inceleme yapılanın kimlik bilgileri, unvanı, adresi ve faaliyet konusu,
b) İncelemenin türü (tam/sınırlı inceleme),
c) İncelemeye alınma gerekçesi,
ç) İncelemenin konusu,
d) İnceleme dönemi,
e) İnceleme dairede yapılacaksa buna ilişkin nezdinde inceleme yapılanın muvafakati,
f) Tutanağın düzenlenme yeri ve tarihi, inceleme elemanının ve hazır bulunması halinde mükellefin veya temsile yetkili olan kişilerin imzası,
g) Mükelleflerin incelemeyle ilgili hak ve yükümlülükleri hakkında bilgi.
İncelemeye başlama tutanaklarında bulunması gereken asgari bilgilerden de görüleceği üzere mükellefler esas itibariyle incelemenin başında inceleme dönemi, inceleme konusu, inceleme gerekçesi ve incelemeyle ilgili hak ve yükümlülükler hakkında bilgi sahibi olabilmektedirler. Yıllardır şikayet edilen inceleme hakkında hiçbir bilgi vermediler gibi şikayetlerde bu sayede çözüme kavuşturulmuştur.
Yukarıda yer verdiğimiz asgari hususları kapsayacak şekilde düzenlenen incelemeye başlama tutanağının bir örneği nezdinde inceleme yapılana teslim edilir. Tutanağın bir örneği vergi incelemesi yapmaya yetkili olanın bağlı bulunduğu inceleme ve denetim birimine, bir örneği ise mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine gönderilir.
İncelemeye başlama tarihi, mükellefin tutanağı imzaladığı tarihtir. Ancak bazı durumlarda (aşağıda açıklayacağımız durumlar) mükellefin tutanakta imzası bulunmayabilir bu durumlarda tutanağın vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarih incelemeye başlama tarihi olarak kabul edilir. Bu durumda incelemeye başlama tutanağının bir örneği ayrıca mükellefin bilinen adresine vergi dairesince gönderilir.
Ölüm, gaiplik, işin veya memleketin terki gibi nedenlerle, nezdinde inceleme yapılacak olanla temas kurulamaması veya ilgili ile temas kurulmasına rağmen verilen sürede defter ve belgelerin ibraz edilmemesi, incelemeye başlama tutanağının imzadan imtina edilmesi gibi hallerde inceleme, ilgilinin vergi dairesindeki dosyasında yer alan belgeler ve diğer kaynaklardan elde edilen her türlü bilgi ve belgeler ile varsa Başkanlığın risk analizi sonuçlarına dayalı olarak yürütülür. Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı risk analiz merkezi mükelleflerin her türlü (banka bilgileri, tapu bilgileri, araç bilgileri gibi harici, bilanço, gelir tablosu, mizan, kar dağıtım tablosu, satışların maliyeti tablosu, fon akım ve nakit akım tablosu gibi dahili) bilgisi üzerinde geniş kapsamlı analizler yaparak inceleme elemanına sağlam veriler sunmaktadır. Diğer bir ifadeyle mükelleflere ulaşılamadığı durumlarda bile mükelleflerin gıyabında, risk analiz merkezince sunulan veriler ile vergi inceleme elemanının harici araştırmalar neticesinde elde ettiği veriler kullanılarak tarhiyat yapılabilmektedir. Bu nedenle mükelleflerin yasal olarak sunulan hakları kullanabilmeleri diğer ifadeyle bu haklardan mahrum kalmamaları için ulaşılabilir olmaları gerekmektedir.
Vergi incelemesinin mükellefin işyerinde yapılması halinde, vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlar, nezdinde inceleme yapılanın izni olmaksızın resmi çalışma saatleri dışında inceleme yapamazlar. Tutanak düzenlenmesi ve inceleme ile ilgili emniyet tedbirlerinin alınması gerektiği hallerde, resmi çalışma saatleri dışında da inceleme yapılabilir. Bu hallerde, işyerindeki faaliyetlerin sekteye uğratılmaması için gerekli tedbirlerin alınması gerekmektedir.
Vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlar, inceleme esnasında gerekli görülen hallerde, vergilendirme ile ilgili olayları ve hesap durumlarını ayrıca tutanaklar ile tespit ve tevsik edebilirler. Mükelleflerin incelemeyle ilgili itiraz ve düşünceleri de tutanağa geçirilir. İnceleme tutanakları mükellefler veya kanuni temsilcileriyle birlikte hazırlanır ve imzalanır. Düzenlenen tutanakların birer nüshasının tutanakları imza edenlere verilmesi zorunludur.
Vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlar, ilgilileri tutanakları imzalamaları için zorlayamazlar. İlgililer tutanakları imzalamaktan çekindikleri takdirde tutanakta bahis konusu edilen olaylar ve hesap durumlarını ihtiva eden defter ve belgeler, nezdinde inceleme yapılandan rızasına bakılmaksızın alınır ve inceleme neticesinde tarh edilen vergiler ve kesilen cezalar kesinleşinceye kadar geri verilmez. İlgililer her zaman bu tutanakları imzalayarak defter ve belgeleri geri alabilirler. Ancak suç delili olan (sahte belge düzenleyen mükelleflerin defter ve belgeleri gibi) defter ve belgeler mükellefin rızasına bakılmaksızın alıkonulur. Alıkonulan defter ve belgeler yazı ile mükellefin bağlı bulunduğu vergi dairesine gönderilerek muhafazası sağlanır. Vergi dairesi, kendisine gönderilen defter ve belgelerin muhafazası için gerekli tedbirleri alır. Burada dikkat edilmesi gereken husus mükelleflerin inceleme tutanaklarını imzadan imtina etmeleri durumunda dahi cezalı tarhiyatların yapılacağıdır. İnceleme tutanaklarını imzalamaktan imtina etmek mükelleflere faydadan çok zarar verebilecektir. Böyle bir durumda yasal olarak verilen birçok haktan faydalanılamayacaktır.
Mükelleflerle birlikte düzenlenen vergi inceleme tutanaklarında asgari aşağıdaki bilgilerin bulunması gerekmektedir.
a) Tutanağın düzenlenme yeri ve tarihi,
b) İlgililerin adı, soyadı ve unvanları, vergi kimlik numaraları ile imzaları,
c) Vergilendirme ile ilgili olaylar ve/veya hesap durumları,
ç) Varsa, ilgililerin itiraz ve mülahazaları ile ibraz ettikleri özelgeleri,
d) Tutanakta belirtilen hususların ilgililer tarafından okunduğunu ve doğruluğunun anlaşıldığını belirten ifade,
e) Nezdinde inceleme yapılan mükellefe, tutanakta yer alan hususların vergi kanunları karşısında yapılması muhtemel işlemler bakımından ispatlama vasıtası olduğunun, tutanağın düzenlenmesinden önce bildirildiği hususu.
Vergi incelemelerinin mümkün olan en kısa sürede tamamlanması esastır. İncelemeye başlanıldığı tarihten itibaren, tam inceleme (3) yapılması halinde en fazla bir yıl, sınırlı inceleme (4) yapılması halinde ise en fazla altı ay içinde incelemenin bitirilmesi esastır.
Tam veya sınırlı incelemelerde yukarıda belirtilen süreler içerisinde incelemenin bitirilemeyeceğinin anlaşılması halinde, vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlar, gerekçeli bir yazı ile bağlı oldukları birimden, inceleme süresinin bitiminden en geç on gün önce, ek süre talep edebilirler.
Ek süre talebi ilgili birim tarafından değerlendirildikten sonra altı ayı geçmemek üzere ek süre verilebilir. Olaya mükellefler açısından bakacak olursak sınırlı vergi incelemesine tabi bir mükellefin incelemesi azami 12 ay içerisinde, tam vergi incelemesine tabi bir mükellefin incelemesi ise azami 18 ay içerisinde tamamlanmalıdır.
Ayrıca ek sürelerin verilmesi durumunda incelemenin bitirilememe nedeni ilgili birim tarafından nezdinde inceleme yapılan mükellefe gerekçeli yazı ile bildirilmelidir.
İnceleme görevinin çeşitli nedenlerle başka bir inceleme elemanına devredilmesi durumunda inceleme süreleri sıfırlanmaz, kalan süre içinde tamamlanır. Mükellefler açısından olaya baktığımızda incelemenin farklı denetim elemanlarınca takip edilmesinin bir önemi yoktur. Önemli olan incelemeye ilk başlayan inceleme elemanının mükellefle birlikte veya gıyabında incelemeye başlama tutanağını düzenlemesidir. Yukarıda da belirttiğimiz üzere incelemeye başlama tarihi diğer ifadeyle 6 ay veya 12 aylık incelemenin bitirilme sürelerinin başlangıç tarihi, incelemeye başlama tutanağının mükellefle birlikte düzenlenmesi halinde tutanağı mükellefin imzalandığı tarih, mükellefin gıyabında düzenlenmesi halinde ise vergi dairesi kayıtlarına girdiği tarihtir.
Sınırlı incelemenin, sonradan ortaya çıkan durumlar nedeniyle tam incelemeye dönüşmesi halinde, inceleme süresi sınırlı incelemeye başlanılan tarih itibarıyla hesaplanır. Yani ilgili sürenin başlangıç tarihi vergi incelemesine tabi tutulan mükellef veya kanuni temsilcisinin incelemeye başlama tutanağını imzaladığı tarih veya mükellefin gıyabında tutulan tutanağın vergi dairesi kayıtlarına girdiği tarihtir.
Vergi incelemesine muhatap olan mükellefler açısından en önemli konulardan bir tanesi de tarhiyat öncesi uzlaşma müessesesidir.
Uzlaşma için nezdinde vergi incelemesi yapılan kimsenin bizzat veya noterden alınmış vekaletnameye dayanarak vekili vasıtasıyla (Tüzel kişiler, küçük ve kısıtlılarla, vakıflar ve cemaatler ile tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde bunların kanuni temsilcileri marifetiyle) ve yazılı olarak inceleme elamanına veya bağlı bulunduğu birime yahut ekip Başkanlığına (turne kapsamında yapılan incelemeler) başvurması şarttır.
Yapılan incelemeler esnasında nezdinde inceleme yapılan mükellefin talebi üzerine uzlaşma talebinin inceleme tutanağında yer alması, ilgili mercie yapılmış yazılı başvuru yerine geçer. Mükellefin ayrıca yazılı olarak başvurmasına gerek yoktur.
Nezdinde vergi incelemesi yapılan kimseler, incelemenin başlangıcından, inceleme ile ilgili son tutanağın düzenlenmesine kadar geçen süre içerisinde her zaman uzlaşma talebinde bulunabilirler.
Mükellefin bu konuda çok dikkatli olması gerekmektedir. Şöyle ki; Yapılan inceleme esnasında inceleme yapmaya yetkili olanlar mükellefle birlikte tespit ettikleri hususları inceleme tutanağıyla kayıt altına almaktadırlar. İnceleme tutanağı düzenlenme tarihi ve saati de belirtilmek suretiyle taraflarca imzalanmaktadır. Düzenlenme tarihinden ve hatta aynı tarih olmakla birlikte düzenlenme saatinden sonra yapılan uzlaşma talepleri kabul edilmemektedir. Böyle bir durumla karşı karşıya kalmamak için uzlaşma talebinde bulunmak isteyen mükelleflerin bu konuya çok dikkat etmeleri gerekmektedir.
Tarhiyat öncesi uzlaşma talebinde bulunan mükellef, tayin edilen uzlaşma gününden önce yazılı olarak vergi inceleme raporunu düzenleyene veya komisyona, sekreterya hizmeti veren birime bu talebinden vazgeçtiğini bildirebilir. Böyle bir talep üzerine mükellef uzlaşma istememiş gibi işlem tesis edilir. Bu durumda mükellefin vergi ceza ihbarnamesinin tebliği sonrası 30 günlük süre içerisindeki tarhiyat sonrası uzlaşma, dava açma veya cezalarda indirim hakları aynen devam edecektir. Tarhiyat öncesi uzlaşma günü öncesi uzlaşma talebinden vazgeçildiğine dair bir dilekçe verilmemesi durumunda ise uzlaşmaya icabet edilmediğine dair bir tutanak düzenlenecek ve yukarıda belirttiğimiz tüm haklar kaybedilecektir. Bu nedenle mükelleflerin uzlaşma gün ve saatini iyi takip etmeleri kendi faydalarına olacaktır.
Tarhiyat öncesi uzlaşmayla ilgili diğer bir husus ise uzlaşmanın vaki olması durumunda tutanakta belirtilen vergi ve ceza ile normal vade tarihinden uzlaşma tutanağının imzalandığı tarihe kadar hesaplanacak gecikme faizinin uzlaşma tutanağının tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödeneceğidir.
SONUÇ VE DEĞERLENDİRME
Vergi incelemesi, neticesi alınmamış hesap dönemi de dahil olmak üzere, tarh zamanaşımı süresi içerisinde her zaman yapılabilir. Vergi Usul Kanununun defter ve vesikaları muhafaza başlıklı 253’üncü maddesine göre, Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre defter tutmak mecburiyetinde olanlar, tuttukları defterlerle Vergi Usul Kanununun 227’nci ve devamı maddelerinde yer alan vesikaları, ilgili bulundukları yılı takibeden takvim yılından başlayarak beş yıl süre ile muhafaza etmeye mecburdurlar. İlgili mükellefler muhafaza etmek zorunda oldukları her türlü defter, belge ve karneler ile vermek zorunda bulundukları bilgilere ilişkin mikro fiş, mikro film, manyetik teyp, disket ve benzeri ortamlardaki kayıtlarını ve bu kayıtlara erişim veya kayıtları okunabilir hale getirmek için gerekli tüm bilgi ve şifreleri muhafaza süresi içerisinde yetkili makam ve memurların talebi üzerine ibraz ve inceleme için arz etmek zorundadırlar.
Vergi Usul Kanununun 134’üncü maddesinde, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu belirtilmiştir. Buna göre bu işlem, mükellefin ödediği verginin defter, hesap, kayıt ve belgeler ile gerekli olduğunda yapılacak fiili envanter ve dışsal diğer araştırmalardan elde edilecek bulguların uygunluğunun incelenmesi ve doğruluğunun saptanmasıdır. Vergi incelemesi yapılırken mükellefin bir takım haklarının gözetilmesi gerekmektedir. Bu hakların gözetilmesi vergi idaresinin mükellefine karşı yükümlülüğüdür. Bunun yanı sıra mükellefin de vergi incelemesinin sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesi için vergi mevzuatından doğan ödevlerini yerine getirmesi gerekmektedir.
“Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” başlığını taşıyan 6009 sayılı Kanun ile “Vergi İncelemesi” kurumunda esaslı değişiklikler yapılmıştır. Diğer taraftan 6009 sayılı Yasa ile Vergi Usul Kanununda yapılan köklü değişiklikler paralelinde “Vergi İncelemelerinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” yayımlanmıştır. İlgili yönetmelik ile vergi inceleme usul ve esasları yanında,vergi incelemesine tabi olan mükelleflerin incelemenin ilk başlangıç tarihinden son tarhiyat aşamasına kadar olan süreçteki hak ve sorumlulukları hakkında geniş kapsamlı düzenlemeler yapılmıştır.
Vergi incelemesine yetkili olanlarca vergi incelemesi yapılırken mükellefin bir takım haklarının gözetilmesi gerekmektedir. Bu hakların gözetilmesi vergi inceleme elemanlarının genel anlamda ve vergi idaresinin mükellefe karşı yükümlülüğüdür. Mükelleflerin vergi incelemesine tabi olması, beyana dayalı mükellefiyet sonucunda doğal olarak ortaya çıkan bir yükümlülüktür. Vergi inceleme sürecinde taraflar, sahip oldukları hak ve yetkilere uygun hareket ettikleri, buna karşılık yükümlülüklerini de layıkıyla yerine getirdikleri ölçüde sağlıklı ve hukuki zemine oturmuş bir vergi incelemesinden bahsetmek mümkün olacaktır. Bu nedenle mükelleflerin, incelemenin ilk başlangıç tarihinden son tarhiyat aşamasına kadar olan süreçte yasal olarak hüküm altına alınan haklarından istifade etmeleri, yine aynı süreçte cezalı işlemlere muhatap olmamaları için getirilen sorumluluklara azami özen göstermeleri gerekmektedir.
KAYNAKLAR :
1- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu.
2- 6009 sayılı “Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”.
3- Vergi İncelemelerinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik.
4- Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Yönetmeliği.
5- Vergi İncelemelerinde Mükellefin Hakları İdarenin Yükümlülükleri.
––––––––––––––––––––––
(1) 10.01.1961 tarih ve 10703 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
(2) 31.10.2011 tarih ve 28101 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
(3) Bir vergi mükellefinin tabi olduğu bir vergi türüne ilişkin, vergilendirme dönemi bazında tüm faaliyet ve işlemlerin yasalara uygunluğunun araştırılması, matrah unsurlarının tümünün incelenerek ödenmesi gereken verginin doğruluğunun saptanması.
(4) Bir vergilendirme döneminde bir vergi türüne ilişkin olmak üzere, matrah unsurlarından sadece belli bir kısmına ilişkin ve belli bir konu ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme.
